Diş hekimliği meslek örgütlerinin, oda ve sendikalarının tepkilerine neden olan Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun (TUK) 2826 sayılı kararı, liyakat esası ve kazanılmış hakları temelden sarsması, diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin niteliğini ortadan kaldırması nedeniyle eleştirilerin hedefinde. 24 Haziran 2026 tarihinda Türk Dişhekimleri Birliği konu hakkında itirazlarını bir basın açıklaması ile paylaştı.
DİŞHEK-SEN Sendikası ise Sağlık Bakanlığı’nın önüne bir yürüyüş başlatarak, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “TUK’un 16 Haziran tarihinde aldığı kararla, 2011-2026 yılları arasında doktora eğitimine başlayan ya da tamamlayan diş hekimlerine belirli koşulları sağlamaları halinde uzmanlık eğitimi sürecinden geçmeden uzmanlık unvanı verilmesinin önü açılmıştır. Buna göre ilgili branşın son beş yıllık DUS taban puanı ortalamasını karşılayan, belirlenen klinik işlem ve rotasyon şartlarını yerine getiren ya da üç yıl akademisyenlik yapan hekimlerin uzman olabilmeleri öngörülmektedir.
Oysaki 2011 yılında kabul edilen 6225 sayılı Kanun ile ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a eklenen hükümler ile 2011 yılından sonra doktora eğitimine başlayan hekimlerin doktora eğitimlerinin akademik bir derece olduğu, klinik uzmanlık unvanı ve yetkisi kazandırmayacağı açık ve kesin bir hüküm olarak yerini almıştır. Bu yasal reformun temel amacı; diş hekimliğinde uzmanlık eğitimini merkezi, objektif, denetlenebilir ve fırsat eşitliğine dayalı bir sistem haline getirmektir” ifadelerine yer veriliyor.
Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun görevinin, uzmanlık eğitiminin standartlarını belirlemek, eğitim programlarını düzenlemek ve mevcut sistemin işleyişini denetlemek olduğunun altı çizilirken kurulun kanunla öngörülmeyen yeni bir uzmanlık kazanma yolu oluşturma yetkisi bulunmadığına da vurgu yapıldı.
DUS’un yalnızca bir yeterlilik sınavı olmadığı, sınırlı kontenjanlar için yapılan bir sıralama ve rekabet sınavı olduğuna dikkat çekilirken yeni kararın; yıllarca hayatını bu sınavı kazanmaya adayan, yüksek puanlar almasına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen ve TUK denetiminde uzmanlığını tamamlayan binlerce hekimin emeğini ve liyakatini görmezden gelmek olduğuna işaret edildi.
İşsiz Uzman Diş Hekimlerine Yol Açacak
Açıklamada, diş hekimliğinin iki temel gündemi şöyle anlatıldı: “İlki giderek derinleşen istihdam sorunu, ikincisi ise diş hekimliği fakültesi sayısı ve kontenjanlarının kontrolsüz artışı sonucu oluşan işsiz diş hekimi ordusudur. Tüm uyarılara rağmen, diş hekimliğinde insan gücü planlaması yapılmaksızın, kontrolsüz fakülte ve kontenjan artışlarının yıllardır sürdürülmesi nasıl işsiz diş hekimi ordusu ortaya çıkardıysa; bu TUK kararı da uzman enflasyonu, işsiz uzman diş hekimleri ve kamu istihdamında haksızlıklara yol açacaktır.
Yanıt Bekleyen Sorular…
DİŞHEK-SEN Sendikası, kamuoyu adına sorularını sıraladı.
✓Bu kadar geniş kapsamlı bir uzmanlık unvanı dağıtımının sağlık insan gücü planlaması açısından gerekçesi nedir?
✓Bu düzenleme sonrasında uzmanlık unvanı alacak binlerce hekimin kamuya atanmasına yönelik bir planlama mevcut mudur? Devlet, bu kişileri üniversitelerde eğitici kadrolarına mı yerleştirmeyi hedeflemektedir? Eğer böyle bir planlama mevcutsa bunun hukuki, mali ve kadrosal altyapısı nedir?
✓Bu düzenleme lisans mezunu diş hekimlerinin kamuya atanma imkanlarını daha da daraltmayacak mıdır?
✓Aynı şekilde DUS’u kazanarak yıllarca TUK denetiminde uzmanlık eğitimi almış uzman diş hekimlerinin kamu kadrolarına erişimini de zorlaştırmayacak mıdır?
✓Yeterli kamu kadrosu ve insan gücü planlaması olmaksızın binlerce yeni uzman oluşturulması, gelecekte işsiz uzman diş hekimleri ve uzman enflasyonu sorununu beraberinde getirmeyecek midir?