Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı, Yabancı Hastada Serbest mi?

Sağlık kuruluşları ve hekimlerin hastalara ait öncesi-sonrası fotoğraflarını sosyal medyada paylaşması uzun süredir tartışılıyor. Peki Türk hastaların görüntülerinin paylaşılması yasakken sağlık turizmi kapsamında gelen yabancı hastaların görüntüleri paylaşılabiliyor mu? İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut konu hakkında bilgiler verdi.
Avukat Özge Özmen Korkut

Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, hasta görüntülerinin kullanımına önemli sınırlamalar getiriyor. Özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda sık kullanılan öncesi-sonrası görüntüleri açısından uyulması gereken özel kurallar bulunuyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik gerçekleştirilen tanıtımlarda ise belirli şartlar altında farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor.

Reklam

Sağlık Turizmi Yetki Belgesi Önemli

Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta öncesi-sonrası görüntülerinin paylaşımı konusunda önemli bilgiler verdi: “Yabancı hastalara yönelik tanıtım yapılabilmesi, hastanın yabancı olmasından dolayı otomatik olarak serbest hale gelmiyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapacak sağlık kuruluşlarının ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekiyor. Tanıtımların yurt dışındaki hedef kitleye yönelik olması ve sağlık turizmine ilişkin kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor”.

Korkut, “Hasta mahremiyetinin korunması ve kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor” bilgisini verirken, hastanın görüntülerinin kullanılmasına izin vermesinin, sağlık kuruluşuna bu görüntüleri sınırsız şekilde kullanma hakkı vermediğinin altını çiziyor.

Öncesi-Sonrası Fotoğraflarında Kurallar Var

Öncesi-sonrası fotoğrafları sağlık sektöründe özellikle estetik işlemlerin sonuçlarını göstermek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu görüntülerin yanıltıcı olmaması ve gerçeği yansıtması gerekiyor.

Görüntüler üzerinde tedavinin veya işlemin sonucunu olduğundan farklı gösterecek düzenlemeler yapılması hukuki sorunlara yol açabiliyor.

Öncesi ve sonrası fotoğraflarının mümkün olduğunca aynı teknik koşullarda çekilmesi de sonuçların yanıltıcı şekilde sunulmaması açısından önem taşıyor.

Tıbbi müdahale veya ameliyat sırasında çekilen hasta görüntüleri konusunda ise çok daha sıkı sınırlamalar bulunuyor.

“Hasta İzin Verdi” Demek Yeterli Değil

Hasta görüntülerinin kullanılmasında en önemli konulardan biri verilen iznin kapsamı diyen Avukat Özge Özmen Korkut, “Hastanın görüntülerinin hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerekiyor. Örneğin görüntüler yalnızca sağlık kuruluşunun internet sitesinde mi yayımlanacak, Instagram veya diğer sosyal medya hesaplarında mı kullanılacak, yoksa ücretli reklam kampanyalarında da yer alacak mı? Hangi fotoğraf veya videoların kullanılacağı ve kullanımın kapsamı gibi konuların hastaya açık şekilde anlatılması gerekiyor. Yabancı hastanın imzaladığı belgeyi anlaması önemli. Gerektiğinde belgelerin hastanın anlayabileceği dile çevrilmesi ve tercüman desteğinden yararlanılmalı” diyor.

Reklam Yapılan Ülkenin Mevzuatı da Dikkate Alınmalı

Türkiye’deki mevzuata uygun şekilde hazırlanmış bir sağlık turizmi reklamının başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu varsayılamaz. Bu konuda Korkut, “Türkiye’deki düzenlemelerin izin verdiği bir hasta görüntüsü kullanımına, reklamın gösterildiği ülkede daha sıkı sınırlamalar getirilmiş olabilir. Uluslararası reklam kampanyalarında yalnızca Türkiye’deki mevzuata göre hareket etmek yeterli olmayabilir” diyor.

Yabancı Hastanın Görüntüsü Sınırsız Şekilde Kullanılamaz

Sağlık turizminde yabancı hastaların öncesi-sonrası görüntülerinin kullanılması konusunda belirli imkânlar bulunması, bu görüntülerin sınırsız şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor.

Yetki belgesi, reklamın hedef kitlesi, kullanılan platform, hasta mahremiyeti, kişisel verilerin korunması, hastanın bilgilendirilmesi ve gerekli rızanın alınması gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Avukat Özge Özmen Korkut, meselenin “Türk hastanın görüntüsü yasak, yabancı hastanın görüntüsü serbest” şeklinde basit bir ayrıma indirgenemeyecek kadar kapsamlı olduğuna işaret ediyor.

Reklam